Kitap Adı : Yağmur Sonrası
Orjinal Adı : The Bungalow
Sayfa : 347
Yazar : Sarah Jio
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Seri : Hayır
Kitap Türü : Romantik,Aşk,Gizem.
Yorumum :
Ne
yazacağımı nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Kitabı *okuyamama*
dönemimde okumama rağmen elimden bırakmadan okudum. Her sayfası güzel
her sayfası meraklandırıcıydı. Kitap beni öyle bir etkilediki biter
bitmez yorumunu girmedim. Eğer öyle yapsaydım, düzgün düşünemeyip
saçmalardım burada :D. Kitabı ilk olarak önerdiğimi söyleyeyim.
Sarah Jio'nun kalemini seviyorum. Bu kitabından önce Böğürtlen Kışı'nı okumuştum, o da güzeldi. Ama bu çok çok farklı.
Konusu bana çok güzel ve özgün geldi.Sadece isminin neden böyle
çevrildiğini anlamadım *-*(çokta önemli değil zaten :D ) Çok az aşk
kitabı okumuşumdur. Okuduklarım arasındaki favorimde bu zaten. Okurken
şekilden şekile girdim ve kitap bana içinde geçen duyguyu hissettirdi.
Kendimi Anne'in yerine koydum ki her kitapta ana karakterin
hissettiklerini hissedemezsiniz. Yorum yazarken ilk kez bu kadar zorlanıyorum. Çünkü ne yazacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Kitap beni büyüledi resmen :D. Alın okuyun. Eğer bu tarz seviyorsanız kesinlikle beğenirsiniz. Uzun uzun yorum yazmayı planlıyodum fakat olmadı.
Kitap hakkında bir kaç şey anlatayım:
Kitap Anne'in 70 yaşında bir mektup almasıyla başlıyor ve ardından kitap bizi eski bir tarihe götürüyor. Her şeyin başladığı zamana... Anne nişanlıdır ve arkadaşı Kitty ile savaşa hemşire olarak-gönüllü- giderler. İstekleri biraz yaşamlarından uzaklaşmaktır. Anne Bora-Bora adasında kalbini başka birine kaptırır ve olaylar böyle başlar.
Çok çok beğendim :) 5/5
Okuduklarıma güncel olarak bakmak istiyorsanız : tıktık
Arka Kapak Yazısı:
II. Dünya Savaşının tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet...
Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?
Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adasından adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.
1942 yazında, II. Dünya Savaşının en hararetli zamanında Bora Bora Adasında görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk… Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Greene karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgârıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek midir?
Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?
Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adasından adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.
1942 yazında, II. Dünya Savaşının en hararetli zamanında Bora Bora Adasında görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk… Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Greene karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgârıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek midir?


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder