28 Haziran 2015 Pazar

Önerdiğim/İzlediğim Kore Dizileri #Part1

  Herkese Merhaba!! :) Yeni blog yazımı kitaplar hakkında değilde farklı bir şey yazmak istedim. Ve benim severek izlediğim birkaç Kore Dizisinden bahsetmek istiyorum. Kore Dizisi izlemeye başlayalı 1,5 sene olmasına rağmen çok izlemedim fakat izlediklerimden birazını paylaşmak istiyorum.

1) Boys Over Flowers

  Benim Kore Dizilerine ilk başladığım dizi Boys Over Flovers'tı. Ve ilk başlayanlara kesinlikle tavsiyem bu dizi! Bu dizi üzerinizde büyük bir etki yaratacak. Ben etkisinden uzun süre çıkamadım. Beni rüyalarıma girecek kadar etkiledi ;) İlk göz ağrım :' En sevdiklerim arasında kesinlikle.Belki bu dizinin türk uyarlanması çıkacak diye duymuşsunuzdur. Güneşi Beklerken. Fakat o dizi ile hiçbir alakası yok :)


23 Haziran 2015 Salı

Anna Kan Giyinmiş Kız ( Kitap İnceleme )

Kitap Adı : Anna Kan Giyinmiş Kız

Orjinal Adı : Anna Dressed in Blood
Seri : Evet
Sayfa : 350
Yazar : Kendare Blake
Yayınevi : Martı Yayıncılık




Düşünceler zamanla bulanıklaşıp kaybolur ama gözler hiçbir şeyi unutmaz…

Cas Lowood, ihbarlar üzerine hayaletlerin peşine düşerek onları yok eden bir hayalet avcısıdır. Yeni görevi ise, evine adım atan herkesi acımasızca öldüren hayalet Anna Korlov'u yakalamak ve ondan kurtulmaktır.

Fakat Cas bu kez daha önce hiç rastlamadığı türden bir hayaletle karşı karşıyadır. Anna'nın içindeki, insanları öldürme isteğinin nedenini öğrendiğinde onun hayatına ve ölümüne dair sırlarla örülü gerçekleri de su yüzüne çıkarır.

20 Haziran 2015 Cumartesi

Kurtlara Söyle Eve Döndüm ( Kitap Yorumu)

Kitap : Kurtlara Söyle Eve Döndüm
Orjinal Adı : Tell the Wolves I'm Home
Sayfa :527
Yazar : Carol Rifka Brunt
Goodreads Puanı : 4.03
Yayınevi : Martı Yayıncılık

***
  İnsanların neden sürekli yapmayı istemedikleri işleri yaptıklarını merak ediyordum gerçekten. Hayat giderek daralan bir tünel gibiydi. İnsan ilk doğduğunda tünel kocaman oluyordu. İstediğin her şey olabilirdin o zaman sanki. Sonra doğduğun anda belki yarı yarıya küçülüyordu tünel. Erkek doğduysan anne olamayacağın kesinleşmiş oluyordu ve bir manikürcü ya da anaokulu öğretmeni olman da pek muhtemel değildi. Sonra büyümeye başlıyordun ve yaptığın her şey bu tüneli biraz daha daraltıyordu. Ağaca tırmanırken kolunu kırdığında bir beyzbol atıcısı olmayı listeden elemiş oluyordun. Matematik sınavlarından kaldıysan bilim adamı olma hayallerinin hepsini çöpe atabilirdin. O kadar basit. Bu böylece yıllar boyunca devam ediyordu, sonunda o tünelin içinde sıkışıp kalana dek. Belki bir fırıncı, kütüphaneci ya da barmen oluyordun sonunda. Ya da bir muhasebeci. Orada kalakalıyordun. Bir gün öldüğün zaman tünel artık tamamen daralıp kapanmış oluyordu. Kendini bir sürü tercihle sıkıştırmış, sonunda tünelin altında ezilip kalmış oluyordun.

***